Adıyaman Ve Adıyamanlılar Hakkında Bilgiler

Adıyaman’ın Tarihi

Adıyaman, tarihin malum en eskiyen yerleşim yerlerinden biridir. Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılmış durumda olan incelemelerde kent tarihinin M.ö. 40.000 senelerine civarı uzandığı anlaşılmıştır.

Yine Samsat-Şehremuz Tepe’deki tarihi bulgulardan M.ö. 7.OOO seneye civarı Paleolitik, M.O. 5.000 senelerine civarı Neolitik, M.Ö. 3.OOO senelerine civarı Kalkolitik ve M.O. 3.0OO-bir.200 yılları aralarında da Tunç Çağı dönemlerinin yaşandığı anlaşılmıştır. Bu dönemde bölge Hititlerle Mitannilar aralarında el değiştirmiş ve Hitit Devletinin yıkılmasıyla (M.Ö. bir.200) karanlık bir dönem başlamıştır. M.Ö. bir.2OO’den Frig Devletinin kuruluşu durumda olan M.Ö. 750 yıllan arası dönemle alakalı olarak sözlü olmayan kaynağa rastlanmamıştır. Ancak; bu dönemde yöre, Asur tesirine girmeye başladığından, Samsat’ta yer alan Asur gösterişli mühürler ve Kahta Eskitaş Köyünde yer alan Hitit Hiyeroglifi ile yazılmış kitabeler, Anadolu’daki tarihi silsilenin şehrimizde de aynen devam ettiğini, işaret etmektedir. Bu dönemde Adıyaman ve etrafında Hitit Devletinin yıkılmasıyla meydana çıkan Geç Hitit il devletlerinden biri durumda olan Kummuh Devleti hüküm sürmüştür.

M.Ü. 9OO-70O yılları aralarında yöre Asur etkisinde kalmakla beraber, Asurlular tam anlamıyla egemen olamazlar. 6. asrın başlarından bu yana yöreye Persler hakim olabilir ve yöre Satrap’lar (Valiler) eliyle yönetilir. M.O. 334 senesinde Makedonya Kralı Kocaman iskender’in Anadolu’ya girmesiyle Pers’ler hakimiyetini kaybetmiş ve M.ü. bir. asra civarı yörede Makedonyalı Seleukos Sülalesi hüküm sürmüştür. Bu sülalenin gücünün zayıfladığı sıralarda, Kral Mithradetes l Kallinikos Kommagene Krallığının bağımsızlığını duyuru etmiştir (M.O. 69).

Başkenti Samosota (Samsat] durumda olan Kommagene Krallığı, egemenliğini MS. 72’ye civarı sürdürmüş, bu tarihte yöre Roma imparatorluğunun eline geçmiş ve Adıyaman Roma imparatorluğunun Syria (Suriye) Kentine, 6. Lejyon olarak bağlanmıştır. Roma imparatorluğunun 395 senesinde Batı ve Doğu Roma olarak ayrılmasıyla, Adıyaman Doğu Roma imparatorluğuna dahil olmuştur. 643 seneninden bu yana bölgeye İslam akınları başlamakla beraber İslam hakimiyeti fakat 670 senesinde Emevi’lerle kurulabilmiştir. 758 senesinde ise, II, Abbasi komutanlarından Mansur Ibni Cavene’nin hakimiyetine girer. 926 seneye civarı Abbasi hakimiyetinde olan ilde bu tarihte Hamdanilerin egemenliği başlar. 958 senesinde yöre tekrar Bizanslıların eline geçer.

1114-1181 yıllan arası yöreye Türk akınları olabilir. 1204-1298 yılları aralarında Samsat ve yöresini Anadolu Selçukluları ele geçirir. 1230 ve 1250 senelerinde Moğol saldırılan yaşanır. 1298’de yöre ve bölge Memlüklerin eline geçer. 1393 senesinde Adıyaman bu kez de Timurlenk aracılığıyla yağmalanır.

Büyük bir istikrarsızlığın meydana geldiği ortada çağ süresince Adıyaman Bizans, Emevi, Abbasi, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğullan aralarında el değiştirmiş ve son Yavuz Sultan Selim’in Iran seferi esnasında 1516 senesinde Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Osmanlı topraklarına dahil olan Adıyaman, başlangıçta merkezi Samsat’ta yer alan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken, Tanzimat’tan sonra bir talihsiz kaza olarak Malatya’ya bağlanmıştır.

Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 seneye civarı eskiyen yönetimsel yapısı korunarak Malatya’ya ilişkili talihsiz kaza konumunda durumda olan Adıyaman bir Aralık 1954 tarihinde 6418 sayılabilir Yasayla Malatya’dan terk ederek bağımsız il haline gelmiştir.


İdari Tarihçesi

Dulkadiroğullarından Osmanlı İmparatorluğu’na geçtiğimiz Adıyaman şehri, öncesinde Kahraman Maraş (Zülkadriye) Eyaleti hudutları arasında bulunur. İlk senelerde (bir519-1530) Samsat sancağına bağlanır. 153bir’ den sonra da Elbistan sancağına bağlanır. 1841 senesinde Adıyaman şehrinin ilçe merkezi meydana geldiğini görüyoruz. Şehrin, vali yerine vazife yapan bir görevli başka bir deyişle kaymakam aracılığıyla yönetilmeye başladığını görüyoruz.

Ancak tarihi dokümanlarda “Kaymakam”sözcüğüne rastlanmamıştır. 1849 senesinde sancak haline getirilerek Diyarbakır’a bağlanmıştır. Bu tarihten bu yana Besni, Kahta ve Siverek kazalarının de Adıyaman sancağına bağlandığını görüyoruz. 1859 senesinde bu kez Malatya sancak olunca, Adıyaman bir ek olarak ilçe haline dönüştürülür. Bu durum, Adıyaman’ın resmen il merkezi meydana geldiği 0bir.12.1954 tarihine civarı sürdürür.

22.06.1954 tarih ve 6414 sayılabilir Yasa ile Kahta, Besni, Gerger ve Çelikhan kazaları ile beraber 16 bucak da Adıyaman’a bağlanmıştır. ileri ki zamanlarda 7035 sayılabilir yasayla 0bir.04.1958 tarihinde Gölbaşı, 0bir.04.1960 tarihinde Samsat, 09.05,bir990 tarihinde 09.05.1990 tarihinde 1664 sayılabilir yasayla Tut ve 1991 senesinde ise Sincik ilçe merkezine dönüştürülmüştür. Bugün Adıyaman’a ilişkili 8 ilçe merkezi bulunmaktadır.

İl Adının Hikayesi

Adıyaman isminin menşeyi ile ilgili çeşitli rivayetler vardır.

Birinci rivayete göre; Perre şehrinde elektrik ettiği anlatılan bir olaya bağlanmaktadır. FARRİN yada PERRE olarak malum ilde PUT’ a tapan bir babanın yedi oğlu, babalarında evde olmadığı bir gün bütün putları imha ederek ALLAH’ın (Hz. İsa’nın söylediği kadar) bir meydana geldiğini kabul ve duyuru ederler. Putperest baba durumu öğrenince yedi oğlunu da öldürür. Babaları aracılığıyla öldürülen yedi kardeşin hatırasına Farrin (Perra=Pirin)’ de bir manastır yaptırılır. Bu olaydan ötürü de kente Yedi Yaman adı verilir. Yedi Yaman her geçen gün Adıyaman şekline dönüşür.

İkinci rivayete göre; Adıyaman şehrinin ortasında yaptırılan Mansur’un kalesi olarak malum kale’ ye halk, Hısn-ı Mansur ismini vermiştir. Hısn-ı Mansur isminin menşeyi ile ilgili iki ayrı rivayet mevcuttur. Kaynaklarda VII. yüzyılda buraya iştirak eden Emevi komutanlarından Kays kabilesine mensup Mansur. Ca’vene’ye izafetle bu ismin verildiği rivayet edilmekte ise de bir başka rivayete göre bu ismin Abbasi Halifesi Ebu Cafer El-Mansur’un isminden gelmektedir. Her Geçen Gün halk aralarında telâffuz şeklinin de değişmesiyle “HÜSNÜ MANSUR” olarak bu şehrin ismi değiştirilmiş olmaktadır.

Üçüncü rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçlarıyla kaplı meydana geldiği kadar, şehrin çevresinin de meyve ağaçlarıyla kaplanmış olmasından dolayı güzel vadi anlamında durumda olan “VADİ-İ LEMAN”(Güzel vadi) kelimesinin söylenişi her geçen gün değişmiş ve halk aralarında “ADIYAMAN” şekline dönüşmüştür. Fakat, Hısn-ı Mansur başka bir deyişle Hüsnü Mansur ismi 1926′ ya civarı resmi ad olarak kalmıştır. 1926 seneninden bu yana Bakanlar Kurulu kararlarıyla şehrin ismi bir ek olarak ADIYAMAN olarak değiştirilmiştir.

Yeni Çağda Adıyaman

1515 senesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun hükümdarı Yavuz Sultan Selim, İran seferi dönüşünde Dulkadiroğulları Beyliği’nin egemenliğine son vererek, Adıyaman ve çevresini topraklarına katar. Böylece Adıyaman’da Osmanlı İmparatorluğu çağı başlamış olabilir.

Adıyaman ve çevresi Osmanlı yönetimine girdikten sonra, sınır boyu olmaktan çıkar. Bunun sonucu olarak savaş, baskın ve istila korkusundan kurtulur, huzura ve sükuna kavuşur. Osmanlı yönetiminin Türk aşiretlerini belli yörelerde oturmaya mecbur eden iskan (yerleşme) politikasından dolayı, Anadolu’nun diğer yerlerinde meydana geldiği kadar bu yörede de zaman zaman isyanlar meydana gelir; fakat bu isyanlar bastırılır.

Orta Çağda Adıyaman

Adıyaman ve çevresi M.S.395 seneninden bu yana Doğu Roma İmparatorluğu’ nun (Bizans Devleti’nin) egemenliği altındayken İslam akımlarına maruz kalmıştır.

Hz. Ömer’in halifeliği çağında (634-644) Adıyaman ve çevresi Müslüman Arapların eline geçmiştir. Aba Ubeyde, Halid Bin Velid, Sait Bin Ebi Vakkas ve İyaz Bin Ganm kadar bilinen islam komutanlarının katıldığı savaşlar sonucu olarak 638 senesinde bu bölge İslam topraklarına dahil olmuştur.
Adıyaman ve çevresi bir zaman Müslümanlarla Bizanslar aralarında sınır bölgesi ve çekişme konusu olabilir. 670 senesinde Emevi komutanlarından Mansur Bin Cavena Adıyaman’ı ele geçirir. Bu komutanın Adıyaman şehrinin önce yerleşim alanı arasında olan bugünkü Adıyaman Kalesini yaptırdığı rivayet olunur.

M.S. 758 senesinde Abbasi halifesi Ebu Cafer Mansur aracılığıyla Emevi egemenliğine son verilir. Böylece Adıyaman ve çevresine Abbasiler hakim olurlar.

M.S. 1066 senesinde Selçuklu komutanlarından Gümüştekin, Adıyaman şehrini (Hısn-ı Mansur-u) ve çevresini ele geçirir; fakat iç karşılıktan dolayı geri çekilir. 1071 Malazgirt Muharebesi’ni takip eden 1082 senesinde Hıns-ı Mansur (Adıyaman şehri), bir ek olarak ele geçirilir ve Abbasi hakimiyeti sona erer. Selçukluların egemenliği altında olan Adıyaman ve çevresi Haçlı Savaşları’nın etkisi altında kalarak belli bir süre olarak el değiştirir. Adıyaman ve çevresi1114-1204 tarihleri aralarında Eyyubilerin denetimi altına da girmiştir. Anadolu Selçukluların 1298 senesinde Moğolların istilasına uğrar; iç karışıklık yaşanır. Bu durum 1339 tarihine civarı sürdürür. 1339 tarihinde Adıyaman ve çevresi, Dulkadıroğulları Beyliği’nin kurulmasından bir zaman sonra Dulkadıroğulları’ nın egemenliğine girer. 1398′ de Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt yöreyi ele geçirirse de Doğu Anadolu’ya egemen durumda olan Timur tehlikesi nedeniyle geri çekilir. Sonuçta Adıyaman ve çevresi bir ek olarak Dulkadıroğulları’nın eline geçer.

Eski Çağda Adıyaman

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Fırat ve Dicle nehirlerinin aralarında olan havzadaki Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt, Şirnak, Batman ve Mardin şehirlerini içine alan topraklardaki sulama ve enerji üretimine yönelik bir proje gerçekleştirilmiştir. Bu proje kısa adı GAP durumda olan Güneydoğu Anadolu Projesi’dir. Bu proje çerçevesinde, su altında kalmış antik yerleşim bölgelerinde arkeolojik araştırmalar yapılmıştır.

Coğrafi konum itibariyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyde Mezopotamya, doğuda İran, kuzeyde doğu Anadolu ve Kafkasya, batıda Ortada Anadolu bozkırları aralarında yer alan bir ortada bölgedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yaylaları, sözü edilen bölgeler aralarında binlerce yıl öncesinde parlayıp sönen eskiyen medeniyetlerin bir kavşak yeri meydana geldiği için insanlık tarihi süresince eşi az görülen medeniyetlere sahne olmuştur (ERZEN,Afif: Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tarih Anatolia and Urartions-Ankara 1984 s.7).

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tarih öncesi çağlarda yaşayan kişilerin ihtiyaçlarını karşılayacak elverişli bütün özelliklere sahipti. Su kaynakları, doğal kaya sığınakları, çayır ve ormanlık alanlarıyla zengin av hayvanları insanları en eskiyen çağlardan beri bu bölgeye çekmiş olmalıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bu elverişli özellikler, avcılık ve toplayıcılıkla geçimlerini sürdüren insanlara çok olumlu yaşama ortamı sunmuştur. Bu ortam alanda çok medeniyetin filizlenmesi sonucunu doğurmuştur.

Adıyaman Bölgesindeki Eskiçağ Yerleşmeleri

Paleolitik Yerleşmeler

Paleolitik kültürü meydana getiren insanlar mağaralarda yaşıyorlardı. Bu insanlar için avcılık kültürel gelişimin önce devrelerinde en önemli aşamalardan biriydi. Alanda yer alan bol miktardaki av hayvanı kişilerin düşüncesine ve sosyal yaşantısına yön veren etkenlerden biri olmuştur. Adıyaman-Malatya karayolu üzerinde yer alan PALANLI KAYAALTI SIĞINAĞI işte böyle bir paleolitik dönem yerleşmesidir.

Adıyaman Samsat Şehramuz Tepesi ve Çevresi Yerleşmeleri’nde tekrardan paleolitik dönem kalıntıları bulunmaktadır. Alanda bununla beraber Kung Kıracı Tepesi, Ziyaret Tepesi ve Kemşak Tepesi kadar yerleşim yerleri de vardır.

Adıyaman yöresinde Neolitik, Kalkolitik ve Eskiyen Tunç Dönemini yansıtan yerleşme yerlerinin başında, bugün Atatürk Barajı gölü sahası arasında olan Samsat (Samosata Höyüğü) gelmektedir. Bununla Beraber Kommegene Krallığı’nın başkentliğini yapmıştır. Keza Tille Höyük yörenin diğer önemli bir höyüğüdür.

Adıyaman bölgesi Helenistik ve Roma Çağı eserleriyle ün yapmış bir bölgemizdir. Bu kalıntıların en önemlisi Eskiyen Kahta Köyünün yanındaki 2150 m yüksekliğinde Nemrut Dağı’nın üzerindedir. Toros Dağlarıyla Fırat Nehri arasındaki yöre, Helenistik ve Roma çağlarında Kommagene olarak adlandırılır.

Kommagene M.Ö. I. yüz yıl başında Selevkoslar soyuna son veren iç savaşlar esnasında I. Mithradates Kallinikos aracılığıyla bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Antikçağ’ daki adı Nymphaios durumda olan bugünkü Kahta Çayı üzerindeki Eskiyen Kahta Köyünün yanında yer alan Arsameia şehrinde, antik kentin kuruluşunu ifade eden yazıtlara rastlanmıştır. Bu kentin 3 km güneybatısında Kahta Çayı’nın bir kolu durumda olan Cendere Çayı’ndaki güzel köprü, sütunlar üzerindeki Latince bir yazıta göre Roma çağında dört Kommagene kenti aracılığıyla yaptırılmıştır.

Antitorosların bir uzantısı durumda olan Nemrut Dağı’nın 2150 m yükseklikteki zirvesinde bugün her biri aracılığıyla malum ve Geç Helenistik Devirden kalma tapınaksal kabir anıtı, yeryüzünün en değerli kültür varlıklarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu anıt ve çevresi 1987 senesinde UNESCO nezrindeki “İnsanlığın Kültür Mirası”listesine alınmış 1988 senesinde da Türk Hükümeti aracılığıyla Milli Park duyuru edilmiştir.

Roma çağı eserleri aralarında kaya mezarları da bulunmaktadır. Adıyaman Kahta İlçesi Eskitoz (Ancos) Köyünün doğusundaki Fırat vadisinde yamaç süresince kalker kayalara oyulmuş birçok kabir bulunmuştur. Fakat bunlar Atatürk Barajı suları altında kalmıştır.

Güneydoğu Anadolu Kısmında öncelikle Adıyaman ve Gaziantep yöresinde kurulmuş durumda olan önce devlet Kommagene (M.Ö.69-M.S.72) Krallığıdır. Alanda Selevkos hakimiyetini İran’daki Parth’ların (M.Ö.240-85) hakimiyeti takip eder. Parthlar hudutlarını Fırat boylarına civarı genişleterek Diyarbakır’ı ellerine geçirdiler.

Ancak M.S.226 senelerine civarı ellerinde tutabildiler (OKTAY Akşit,”Roma İmparatorluk Tarihi”İstanbul 1985).

Adıyaman Kronolojisi

M.Ö. 40000- M.Ö. 7000

Paleolitik

M.Ö. 7000-M.Ö. 5000

Neolitik

M.Ö. 5000-M.Ö. 3000

Kalkolitik

M.Ö. 3000-M.Ö. 1200

Hititler

M.Ö. 1200-M.Ö. 750

Asurlular

M.Ö. 750-M.Ö. 600

Frigler

M.Ö. 600-M.Ö. 334

Persler

M.Ö. 334-M.Ö. 69

Makedonlar

M.Ö. 69-M.S. 72

Kommagene Krallığı

72-395

Roma imparatorluğu

395-670

Doğu Roma (Bizans)

670-758

Emeviler

758-926

Abbasiler

926- 958

Hamdaniler

958 -1114

Bizanslılar

1114 -1204

Eyyubiler

1204 -1298

Anadolu Selçuklular

1298 -1516

Memluklular

1516 -1923

Osmanlı imparatorluğu

Genel Durum

Adıyaman ili Ortada Fırat bölümü arasında bulunur. Eskiyen coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap Yarımadasından, Kuzeyde Toros Sıradağları’na doğru uzanan Arap çöllerinin sona erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar bulunmaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay kadar saran bu topraklara binlerce seneden beri ‘Bereketli Hilal’ adı verilmiştir. Ortadoğu ülkelerinin merkezinde yer alan ‘Bereketli Hilal’ topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından iştirak eden ana kara yolları birbirlerini kesmektedir. Tarih süresince ‘Bereketli Hilal’ Bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, kocaman ticaret ve sanayi illeri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur. ‘Bereketli Hilal’ bölgesinin bir parçası sayılan Ortada Fırat Bölümünün şehirlerinde durumda olan Adıyaman şehri, ‘Bereketli Hilal’ bölgesinin en üst sınırını oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri buna bağlı olarak tarihinin her çağında kişilerin yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olmuştur.

Yeryüzü Şekilleri:

Adıyaman ‘in Kuzey kesimi torosların uzantısı durumda olan Malatya dağlarıyla çevrilidir. Çelikhan, Gerger ve Tut İlçelerinin arazilerinin çoğu dağlıktır.

İlin belli başlı dağları; Akdağ, Dibek, Ulubaba, Gördük, Nemrut, Bozdağ ve Karadağdır. Güneye inildikçe ova nitelikli araziler başlar. Kahta, Samsat, Keysun ve Pınarbaşı ovaları ilin önemli ovalarıdır.

Bitki Örtüsü:

Adıyaman ili Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri aralarında köprü vazifesi gören bir şehirdir. Hatta kısmen Akdeniz Bölgesinin özelliklerini de taşır. Bu sebeple bitki örtüsü de bu üç bölgenin özelliklerini taşımaktadır. Yüksek rakımlı yerler genelde meşe ağaçlarıyla kaplanmış olmakla beraber, su ve toprak erozyonu sebebi ile çıplak hale gelmiş araziler de mevcuttur. Yaz mevsiminin uzun ve kurak geçmesi buna bağlı olarak orman içi bitki örtüsü yok denecek civarı azdır. Tarım yapılmayan alanlar çayır, mera, yabani ağaçlar ve makilerle kaplıdır.Rakım yükseldikçe ağaç türleri değişmekte bir takım bölgelerde meşeliklere rastlamak olanaklı olmaktadır.Doğan, şahin, baykuş, keklik kadar yabani kuş türleri yanında tavşan, tilki, çakal kadar yaban hayvanları da Adıyaman il hudutları içinde yaşama alanlarına sahiptirler.

Akarsular :

Adıyaman şehrinin önemli sayılabilecek akarsuları :

Çakal Çayı (37.5 km.), Kalburcu Çayı, Eğriçay (32 km.}, Besni Akdere Çayı (59 km.) Keysun Çayı (45 km..), Birimşe Çayı (35 km.), Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya Deresi (41 km.)

Fırat Nehri: İlin en önemli akarsuyu-dur. Şanlıurfa ve Diyarbakır illeri ile sınırı oluşturur. İl içinde yer alan uzunluğu 180 km. dir. Kâhta, Kalburcu ve Göksu Çayları nehrin başlıca kollarıdır.

Kahta Çayı: Çelikhan yöresindeki Bulam, Abdülharap ve Recep sularını toplayıp Cendere Köprüsünden geçtikten sonra Eskiyen Kahta ve Alut Arazisinde biriken dağ sularını da alarak Fırat Nehri’ne karışır (45.5 km).

Göksu Çayı: Kahramanmaraş ili sınırlarından çıkar. Erkenek, Tut.ve Akdere kadar geçer. Sofraz suyunu da aldıktan sonra Gümüşkaya’nın batısında Fırat Nehrine karışır. İI sınırlan içinde yer alan uzunluğu 90 km. ‘dir

Sofraz Çayı: Besni kazası Toklu Köyü kadar çıkar. Hacıhalil Köyü yakınlarında Keysun Suyu’nu alarak Akdere civarında Göksu Çayı’na karışır. İl hudutları içinde yer alan uzunluğu 51 km.’dir.

Ziyaret Çayı: Kaynağını Cebel ve Zey Köyleri sularından alarak ipekli Köyü civarında Atatürk Barajı Gölü’ne karışır.

Ovalar:
Kahta Ovası
Keysun Ovası

Besni Ovası
Inekli Ovası

Gölbaşı Ovası
Pınarbaşı Ovası

Çelikhan Ovası

Dağları :
Kuzey kesimi, Torosların uzantısı durumda olan Malatya Dağlarıyla kaplıdır. Güneye inildikçe yükselti azalır ve tamamen ova nitelikli araziler başlar. Çelikhan, Tut ve Gerger kazalarının tamamına yakını dağlık bölge özelliğini taşır.

Orta, Besni ve Kahta kazalarının kuzey kesimleri dağlık, güney kesimleri ova şeklindedir. Samsat kazası ise ilin en düz arazilerine sahiptir. İlin belli başlı dağlan ve yükseklikleri aşağıya çıkarılmıştır.

İklimi :

Adıyaman’ı doğudan batıya doğru bölen Anti Torosların kuzeyinde olan dağlık bölgenin iklimi ile güneyinde olan bölgenin iklimi birbirinden farklıdır.

Güneyi, yazları kurak ve sıcak,kışları ılık ve yağışlı; kuzeyi yazları kurak ve serin, kışları yağışlı ve soğuktur. Doğu Anadolu ile Akdeniz Bölgeleri aralarında köprü konumunda durumda olan İlin iklimi, bu özelliği buna bağlı olarak bölgedeki diğer illerden farklıdır.

Atatürk Baraj Gölü alanının oluşmasından sonra, İlin ikliminde bir yumuşama ve nem oranında bir artış olmuştur. İlde hakim rüzgarlar kuzey, kuzeydoğu ve kuzeybatı istikametindedir.

Adıyaman il merkezi 37°45′ kuzey enlemiyle 38°16′ doğu boylamında bulunur. Adıyaman’ın denizden yüksekliği 672m dir. Adıyaman’da kış aylarında sıcaklıklar sıfırın altına az düşer. Yılın en düşük sıcaklıkları -10°C ile -2°C aralarında olup bir takım yıllar sıcaklığın sıfırın altına düşmediği de gözlenmiştir. Kış ayı minimum sıcaklık ortalamaları 0°C ile 10°C içerisindedir.

Bu sıcaklıklar açık hava sıcaklıları olmayıp açık hava sıcaklıkları bu değerlerden 2°C ile 8°C ek olarak düşük olmaktadır. Yaz aylarında ise sıcaklık ortalamaları 28°C ile 38°C aralarında olup maksimum sıcaklıklar 35°C ile 47°C içerisindedir. İlimizde günlük en düşük sıcaklık ile en yüksek sıcaklık arasındaki günlük fark 10°C civarındadır. İlimizde rüzgâr ise çoğu kez hafif ve ortada kuvvette olmakta, zaman, zaman kuvvetli ve yılın 10-15 günü fırtına şeklinde olmaktadır. Hakim rüzgar yönü ise kuzeyli rüzgarlardır.

Gölleri:

İlde dört doğal, bir de yapay olmak üzere beş adet göl vardır. Bunlar Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap doğal gölleri ile Atatürk Barajı suni gölüdür.
Gölbaşı Gölü: 2.19 km2 yüzölçümünde durumda olan bu göl, Gölbaşı kazası Belediye hudutları içinde bulunmaktadır. Etrafında turistik tesisler yer alan gölde balık üretimi de yapılmaktadır.
İnekli Gölü: Yüzölçümü bir.09 km2 dir. Yağışların fazla meydana geldiği dönemlerde Gölbaşı ve Azaplı Gölleri ile doğal olarak açılan kanallarla birbirine bağlanırlar.
Azaplı Gölü: kazanın batısında yer alan bu gölün yüzölçümü 2.72 km2 dir. Kışın sularının artması nedeniyle çoğu kez Gölbaşı Gölü ile birleşik bir görünüm arz eder.
Abdülharap Gölü: Çelikhan ilçesinin 3 km. kuzeyinde yer alan gölün yüzölçümü 5 km2 dir. Yüzeyi yoğun olarak saz ve otlarla kaplanmış durumda olan bu göl. Çat Barajı’nın tamamlanması halinde, baraj göl sahası arasında kalacaktır.
Atatürk Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla meydana iştirak eden bir göl olup Adıyaman ve Şanlıurfa illeri aralarında geniş bir alanı kaplar. Bölgenin sulama suyu ve balık üretiminin teminİ tarafından son derece önemli bir göldür. Rezervuar sahası 8bir.700 hektardır.
Çamgazi Barajı Gölü: Adıyaman orta kazaya ilişkili Atatürk Barajı yolu üzerindedir. Baraj gövdesi zonlu toprak dolgu tipinde yapılmakta olup sulama amaçlı inşa edilmektedir. Sulama alanı 6536 hektardır.
Çat Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla meydana iştirak eden göl olup Adıyaman-Çelikhan Abdulharap Gölü üzerindedir. Sulama amaçlı kullanılan baraj gölü 14.481 hektarlık alanı kaplar.
Göletler: Adıyaman ili gölet inşası bakımından yeteri kadar su potansiyeline sahiptir. Bu sebeple mevcut göletlerin yanısıra çoğunluğu GAP Projesi çerçevesinde olmak üzere çok gölet inşa halindedir. Bir Takım göletler de planlama aşamasındadır.